MEMLEKETİM
DİVRİĞİ
Tarihçe
İlçenin tarihi geçmişi Hititlere kadar dayanır (M.Ö. 90) Bizans devrinde Teprice-Tefrike denilen bu şehir XIII. asırda İbn Bibi'nin Selçuk namesinde, diğer bazı eser ve kitabelerde "Divrik" olarak rastlanmaktadır. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde şehrin adı bugün olduğu gibi "Divriği" olarak yazılmaktadır.
Divriği'nin Türkler eline geçmesi Malazgirt Zaferi ile gerçekleşmiştir. Doğu Anadolu Türk emirleri arasında taksim edilirken Erzincan ve yöresi Emir Mengücek'e düşmüştür. Bu sülalenin bir kolu da Divriği'de hüküm sürmüştür. Mevcut kitabelere göre bunların devri XIII. yüzyılın ortalarına kadar sürmüş ve bu tarihten sonra Mengücek hanedanının mülkü, Divriği'de Selçukluların eline geçmiştir.
Anadolu'daki Türk Birliğinin dağılmasından sonra, Divriği'nin Mısır memluk yönetiminde kaldığı görülür. 1398 yılında Divriği, Osmanlı padişahı I. Beyazıd tarafından, o devirde Mısır valisi olan İbrahim Şuhhi'nin oğlundan teslim alındı.1401 yılında Timur'un istilasına uğradı. Divriği'nin Türk Birliğine kesin olarak katılması Yavuz Sultan Selim devrinde Mercidabık zaferinden sonra olmuştur (1516). Osmanlı topraklarına katılan Divriği, Sivas eyaletine bağlı bir sancak merkezi oldu .
Coğrafya
Divriği ilçesi, Fırat nehrinin kolu olan Çaltı Çayı vadisi yakınında kurulmuştur. İlçenin doğusunda Erzincan, batıda Kangal, kuzeyde Zara-İmranlı, güneyi ise Malatya ile çevrilidir.
İlçenin yüzölçümü 2935 km2, rakımı 1250 m dir. İlçe merkezi nüfusu 17530 , köyleri ile birlikte toplam 32.710 kişidir.
İlçenin önemli dağları, kuzeyde Çengelli Dağı (2650), Deli Dağ (2150) Eferdi, Göldağ ve Akdağ'dır. Güneyde Yama, Demirli, Geyikli Güneydoğuda Sarıçiçek, doğusunda Iğınbat; batıda Dumluca yer alır. İlçenin en önemli akarsuyu Çaltı Çayıdır.
İlçede karasal iklim özellikleri görülür. Kışları çok karlı ve soğuk, yazları sıcak ve kurak geçer. İlçenin bazı dağlarında Meşe, Ardıç ve Çam türü seyrek orman alanları mevcuttur.
Ekonomi
Divriğide tarım ve hayvancılığın yanında en öemli kamu kuruluşu, Divriği Madenler Müessesidir.Halkın geçimine büyük katkı sağlamaktadır.
İlçede meyve ve sebze üretimi yaygındır.Ceviz ve kaysı üretimi fazladır. Dağlık bir alana sahip olduğundan büyükbaş hayvan yetiştirilmektedir.Kavak yetiştirilmeside geçim kaynaklarından sayabiliriz.
Eğitim ve Kültür
Divriğinin tarihine baktığımız zaman Selçuklular dönemine ait şifahane bugünkü Tıp Fakültesi gibi bir yerin bulunması daha bu dönemde bu ilçenin önemini artırmıştır.Çeşitli devletlerin iletişiminde bulunduğu bir bölge olması, uğrak noktası olması kültürel yöndende canlı kalmasını sağlamıştır.
Divriğinin bu günkü düzeyine baktığımızda okur- yazar oranı % 80-90 civarındadır.İlçenin eğitim kurumları başta Cumhuriyet Üniversitesine bağlı olan Divriği Meslek Yüksekokuludur 1997-1998 öğretim yılında öğretime başlamıştır.İlçelerimiz içerisinde yüksekokulu açılan ilk ilçemizdir.Orta dereceli okullardan Divriği Lisesi,Endüstri Meslek Lisesi ,İmam Hatip Lisesi, Yatılı Bölge Okulu ve İlköğretim olarak Atatürk,Cumhuriyet, Danacı Sadık Özgür,İstiklal, Mustafa Necati,100. yıl dır.Bucak ve köylerde okullar bulunmaktadır.Öğrencisizlik yüzünden bazı köy okulları kapalı durumdadır.Ayrıca ilçenin nüfusunun çoğu Kürt Aleviler tarafından oluşturulmaktadır.
Camiler
Kale Camii: 1180 yılında Süleyman Şah oğlu Emir İshak tarafından yapılmıştır. Mimarı Maragalı Firuz' un oğlu Hasandır. Kale Camii Türklerin en eski yapısından biri olması sebebiyle çok büyük önem arz etmektedir.
Ulu Camii ve Darüşşifası : Ulu Camii, Mengücekoğullarından hükümdar Süleyman Şah oğlu Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılmıştır. 1280m2'lik bir alana oturan camiiye, kuzey, doğu ve batı yönünde yer alan taş süslemeleriyle hayret uyandıran üç güzel kapıdan girilmektedir.
Darüşşifa ise, Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek tarafından 1228 yılında yaptırılmıştır. Bu eşsiz anıt 768 m2'lik bir alana oturmaktadır. 18.yüzyılda medrese haline getirildiği için Şifaiye Medresesi de denilmektedir.
Cedit Paşa Camii: Aynı isimle anılan mahallededir.1799 yılında yapılmıştır. Bezemeleri Ulu Camiinde görülen süslemelerin kaba bir taklididir. Minaresi siyah-beyaz kesme taş örgülüdür. Bundan başka Abı Çimen Camii (1840), Gökçe Camii (1844), Zeliha Hatun Camii (1869), Hacı Osman Mescidi, Kemenkeş Camii, Şemsi Bezirgan, Kültür, Ahmet Paşa, Süleyman Ağa, Tavukçu, Turabali Mescitleri vardır.
Kümbet ve Türbeler
Sitte Melik Kümbeti: Mengücekoğullarından Emir Süleyman Seyfeddin Şahinşah için 1195 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen planlı, sivri pramidal külahla örtülüdür. Tamamı kesme taştan inşa edilen türbenin süslemeleri dikkati çekmektedir.
Kemareddin Kümbeti : Emir Kemareddin, Mengücekoğullarının hazinedarıdır.1196 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen planlı, içten kubbe dıştan pramidal külahla örtülüdür.
Kemenkeş (Nurettin Salih) Kümbeti : 1240 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen planlı içten kubbe dıştan pramidal külahla örtülüdür.
Naip (Gazezler) Kümbeti : Kitabesine göre 1291 yılında Naifı Eşref için yaptırılmıştır. Sekizgen planlı pramidal külahlıdır.
Sinaniye Hatun Türbesi : Kalealtı mahallesindedir. Harap bir haldedir. Muhtemelen Mengücekoğulları dönemine aittir. Bunlardan başka; Ahi Yusuf Türbesi (13. yüzyıl). Araplık türbesi, Saracın Türbesi (18. yüzyıl) Nasreddin Mehmet Yatırı (1489), Dumluca Köyü Dilber Kümbeti (13. ve 14. yüzyıl) Seyit Baba Türbesi, Saçlı Baba, Akça Baba, Hasan Paşa Türbesi, Hüseyin Gazi Türbesi, Gani Baba Türbeleri vardır.
Hanlar - Hamamlar
Pamuk Han : Demirdağ, istasyonunu yakınındadır. Duvarların büyük bir bölümü ayaktadır. Üst örtüsü yıkılmıştır.
Burma Han ve Kervansarayı : Divriği-Kemah-Erzincan yolu üzerindedir. Mengücek-oğulları dönemine aittir. Sultan 1V. Murat'ın onarıma aldırdığı, Revan Seferine giderken bu handa konakladığı rivayet edilmektedir. Büyük ölçüde harap durumdadır.
Mirçinge Hanı : Handere köyündedir. Mengücekoğulları döneminde yapılmıştır. Sadece kapalı mekanlardan oluşmaktadır.
Dipli Han : Günbahçe köyü ile Dumluca Köyü arasındadır. Duvarları ve üst örtüsünün büyük bir bölümü ayaktadır.
Hamamlar : Aşağı Hamam (Hamam-ı Süfla-Acı Hamam-Kayaoğlu Hamamı) Bekir Çavuş Hamamı ve İmamoğlu Hamamı,
Handere Köprüsü : Handere köyündeki hanın 1 km kadar güneydoğusun-dadır. Mirçinge Çayı üzerindedir. İki gözlü; sivri kemerlidir. 8 m. yükseklikte, 4,5 m. enindedir. Urta göz diğerinden büyüktür. Siirt Malabadi Köprüsünün bir benzeridir. Bundan başka; Kız köprüsü, Tazlıoğlu Köprüsü, Kesik Köprü, Lıh Çayı Köprüsü, Bereket Değirmeni Köprüsü, Köse Paşa Köprüsü, Hüngür Köprüsü ve Altındere Köprüleri vardır.
Kiliseler
Yukarı Kilise; Kalenin batısında büyük bir bölümü yıkılmıştır. Aşağı Kilise; Yukarı Kilise'nin altındadır. Duvarlar ve üst örtü büyük çapta yıkılmıştır. Kayaburun Köyü Kilisesi; aynı adla anılan köyün girişindedir. Daha başka, Kaya Yakup Kilisesi, Erşün Kilisesi, Uzunkaya (Pargam) Kilisesi, Güresin Verk mevkiinde bulunan kiliseleri vardır.